Ümmetin İmtihanı

 Bismillahirrahmanirrahim

Euzu billahi minel şeytanir racim

Ve sallallahu ala Muhammed ve Âlihi Muhammed vel e’imma vel Mehdiyyin ve sellim teslimen kesira

 

Daha önce Kanıtlar bölümünde İmam Mehdi(af)’dan önce onun davetini başlatan ve zuhur zeminini hazırlayan Yamani(as) olduğunu anlatmıştık tabi bu konu ile ilgili verebileceğimiz bir çok hadis vardı ancak durum tespiti
açısından bir miktarını zikretmiştik ki ancak bunları öğrendikten sonra kafamıza önemli bir soru işareti gelmektedir :
Bizim babalarımız ve dedelerimiz ve hatta biz bile İmam Mehdi(af)’nu beklemiştik neden bu şahıs hakkında daha önce hiç kimse bize bir şey söylememişti de şimdi öğreniyoruz?

Bu sorunun cevabında söylememiz gereken şu ki maalesef insanlar kendine alim diyen insanları öyle bir takip etmişlerdir ki önlerindeki Kuranı okumayı bırakmış ve alimlerin yanlış tefsir ve tevilerini takip etmişler halbuki kendileri sadece Kuranın meallerini okuyup anlamaya çalışmış olsalardı bunu göreceklerdi ve aynı şekilde Peygamber Efendimizin ayetler hakkındaki tefsirlerini ve EhliBeyt(as)ın tefsirlerini okusalardı bunu kolaylıkla anlayacaklardı. Daha önce anlattığımız şekilde hadislerde sadece Kuranın Tefsir ve Tevilini Rasehun(Din ilminde derinleşmiş ve ilimleri bir iple Allaha bağlı vaziyete olan insanlar) olanlar yapabilmektedirler ve onlar dışında kimse yapamaz ve Rasehun olan kişileride biz belirleyemeyiz zira Kuran ayeti Rasehun olmayanların kalbinde fitne var demektedir.

“Sana kitabı indiren O’dur. Onun (Kur’an) bir kısım âyetleri muhkemdir, ki bunlar kitabın esasıdır, diğerleri ise müteşâbihtir. Kalplerinde sapma meyli bulunanlar, fitne çıkarmak ve onu (kişisel arzularına göre) te’vil etmek için ondaki müteşâbihlerin peşine düşerler. Halbuki onun te’vilini ancak Allah bilir; bir de ilimde yüksek pâyeye erişenler. Derler ki: Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır. (Bu inceliği) yalnız aklıselim sahipleri düşünüp anlar.”(Ali İmran 7. Ayet)

Ve kalplerden sadece Allah-u Teala habardardır biz değil ve Kuran ayeti kalbi temiz olan ve fitne olmayan kişiler olarak sadece EhliBeyt(as) ve Peygamber Efendimiz(saa)’i tanıtmıştır.

“Ve o, hevesinden (kendiliğinden) konuşmaz. Onun sözleri, yalnızca Allah tarafından kendisine iletilen vahiylerdir.” (Necm 3. ve 4.Ayet)

“Ey Ehli Beyt! (Ey Peygamber ailesi!) Allah’ın istediği, sizden kirliliği gidermek ve sizi tertemiz kılmaktan ibarettir.” (Ahzab 33.Ayet)

Bu ayetlere göre EhliBeyt (a.s) ve Peygamber Efendimiz (s.a.a) kirlilikten giderilmiştir, Peki acaba Ehli Beyt (a.s) Kuran hikmetini ve ilminide biliyorlar mı?Evet, Allahu Teala şöyle buyurur:

“Yoksa insanlar; Allah’ın lütfundan kendilerine verdiği şey dolayısıyla kıskanıyorlar mı? Şüphesiz biz, İbrahim soyuna da kitap ve hikmet vermişizdir. Onlara büyük bir hükümranlık da verdik.”(Nisa 54.Ayet)

Ve bu ayette gördüğünüz şekilde, bu hikmet ve hükümranlığı, Allahu Teâlâ, İbrahim (a.s)’ın ailesi ve soyuna vaat etmiştir. Yani Allah tarafından seçilmiş olan kişiler; Allah’ın Elçileri ve Vasileri ve son olarak da, Hz. Muhammed(s.a.a) ve onun ailesidir. Ve onların hepsi, Hz. İbrahim’in (as) soyunu devam ettirenlerdir.

“Ey iman edenler! Herhangi bir hususta anlaşmazlığa düştüğünüz takdirde Allah’a itaat edin. Peygamber’e itaat edin ve sizden olan Emir sahiplerine de (Ulul-Emre). Allah’a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resulüne arz edin. Bu, daha iyidir, sonuç bakımından da daha güzeldir.“(Nisa 59.Ayet)

And olsun ki, Allahu Teâlâ bizlere, Resulullah’a (saa) itaat etmemizi emretmiştir ki, o masumdur ve günah işlemez ve yine and olsun ki, Allah bizlere Emir sahiplerine de itaat etmemizi emretmiştir, çünkü onlar masumdur ve günah işlemezler.

“Kendilerine güvenlik (barış) veya korku (savaş) ile ilgili bir haber geldiğinde onu yayarlar. Hâlbuki onu PEYGAMBERE ve içlerinden EMİR SAHİPLERİNE götürselerdi, elbette onlardan, onu değerlendirip sonuç (hüküm) çıkarabilecek nitelikte olanları onu anlayıp bilirlerdi. Allah’ın size lütfu ve merhameti olmasaydı, pek azınız hariç, muhakkak şeytana uyardınız.”(Nisa 83.Ayet)

“Biz ise isteriz ki, yeryüzünde ezilmekte olanlara lütufta bulunalım. Onları İmamlar ve Varisler kılacağız.”(Kasas 5.Ayet)

Evet bu ayetlere göre kalbi temiz olan EhliBeyttir ve Allah-u Teala’nın seçmiş olduğu Emir sahipleri ve imamları da kalpleri temiz olmalı ki Rasehun diyebilelim o zaman Rasehun olanlar, Emir sahibi ve seçilen İmamlar ve önderler EhliBeytten başka kimse olamaz zira Kurani Kerim başka hiç kimse için böyle nitelikler sarf etmemiştir, zira bu niteliği sahip olanlar Ali İbrahim ki Hz.İbrahim (a.s)’ın soyu sadece Hz.Muhammed (saa) ve Hz.Ali (as)’a bölündüğünden ve Hz.Ali (as), Hz.Muhammed (saa)’in kızı Hz.Fatıma(sa) ile evlendiğinden Hz.İbrahimin soyu onların çocukları ile devam etmiştir yani yalnız Hz.Ali(as), Hz.Fatıma(sa) ve Hz.Hüseyin (as) ve Hz.Hasan (as) İbrahim soyundan gelen kişilerdir ki onların soyunun devamı İmam Mehdiye(af) kadar gelmektedir.Bu şekilde Rasehun ve ilim sahibi olan İmamların tefsirleri varken eğer biz Emir sahibi olmayan bir takım alimin tefsirini dinleyecek olursak yoldan çıkma ihtimalimiz çoktur.Şimdi EhliBeyt(as)’ın Ümmetin imtihanı hakkındaki ayet tefsirlerine bakacağız ki bizler bu sorunun cevabını daha net anlayalım.(Bizim babalarımız ve dedelerimiz ve hatta biz bile İmam Mehdi(af)’nu beklemiştik neden bu şahıs hakkında daha önce hiç kimse bize bir şey söylenmemişti de şimdi öğreniyoruz?)

1: Muammer ibn Hilad der: İmam Rıza(as) Ankebut suresi 2.ayeti okurken dinliyordum:“İnsanlar, “İnandık” demekle imtihan edilmeden bırakılacaklarını mı zannederler.” Ve sonra bana sordular:”Fitne nedir?” Ve bende şöyle söyledim:Canım sana feda olsun, biz fitnenin dinde bir imtihan olduğunu bilincindeyiz. Ve sonra buyurdular ki:”temiz ve muhlis olana kadar altının kızarıldığı gibi Kızarılacaklar , altının saf ola bilmesi için arındırıldığı gibi.”

Bihar-ul Envar c.52 s.115 h.35, Hadis Gaybet-ul Numani(rh)’ ten Biharda nakledilmiştir.

2: Muhammed ibn Mensur babasından nakleder:Bir cemaatle birlikte İmam Rıza(as)’ın yanında iken kendi aramızda konuşuyorduk ve o esnada İmam(as), bizlere döndü ve buyurdu:”Neyin hakkında konuşuyorsunuz? Uzaktır, Uzaktır. Hayır, Allah’a Yemin ederim ki gözetlediğiniz şeyi elekten (Tozu tohumdan veya taştan arındıran alet) geçmedikçe ve arındırılmadıkça gerçekleşmeyecektir,Hayır Allaha Yemin ederim ki gözünüzü diktiğiniz şey iyileriniz kötülerinizden ayrılmadıkçagerçekleşmeyecektir,Hayır Allaha Yemin ederim ki bekliyerek gözetlediğiniz şey zulüm ehli olanınız kötü bir akıbete ulaşmayınca ve saadet ehli olanınız iflah olup saadete erişmeyince dek gerçekleşmeyecektir.”

Bihar-ul Envar c.52 s.115 h.23.Hadis Gaybet-ul Numani (rh)’ ten Biharda nakl edilmiştır

3:Abdul Kerim der ki: İmam Sadık(as)’ın yanında iken İmam Mehdi (af) hakkında konu açıldı ve İmam(as) şöyle söyledi : “Süre tamamlanmadan zuhur nasıl gerçekleşsin,ona ölmüş ve helak olmuş ve dönüşü olmayan hangi harabeye gitmiş ki, diyecekler.”Ben İmam(as)’a sordum:Süre tamamlanmasından maksat nedir? Şöyle cevap verdiler: “Şiiler arasındaki ihtilaf.”

Bihar-ul Envar c.52 s.228 h.91.Hadis Gaybet-ul Numani(rh)’ ten Bihar’da nakledilmiştir.

4: Omire Nefilin Kızı nakleder: Ben İmam Hasan Müctebadan(as) şöyle söylediğini duydum:“Beklediğiniz şey bazılarınız bazılarınızdan nefret etmeyince ve bazılarınız bazılarınıza tükürük atmayınca ve sizden bir grup başka bir gruba lanet etmyince ve bazılarınız bazılarınızı yalancı olarak adlandırmayıncaya dek gerçekleşmeyecektir.”

Bihar-ul Envar c.52 s.114 h.33.Hadis Gaybet-ul Numani (rh)’ ten Biharda nakledilmiştir.

5: Başka bir hadiste Aban ibn Taqallub İmam Sadık(as)dan şöyle nakleder: İmam(as), Müslümanların başına gelecek kötü olayları anlatırken(Hadiste bu olaylar mevcuttur burda biz sadece son kısmını vereceğiz), İmama(as) sordum bu kadar şer var iken o günlerde hayırlı bir şey var mıdır?İmam(as) buyurdu:”Bütün hayırlı şeyler o zamanda gerçekleşecek” ve İmam (as) üç defa şu cümleyi tekrarladı:”Bu öyle bir haldır ki ferec’in(Hz Mehdi(af)’in zuhuru) çözümü yakınlaşacak.”

Bihar-ul Envar c.52 s.134 h.38.Hadis Gaybet-ul Numani (rh)ten Biharda nakledilmiştir.

Anladığımız şekilde herkesten daha fazla şiiler imtihan altında olacaklar çünkü ancak bu şekilde iyi ve kötü ortaya çıkabilir ve bu konu öyle bir hal alacak ki bekledikleri İmam(af) için ölmüş, helak olmuş ve dönüşü olmayan hangi harabeye gitmiş ki, diyecekler ve halen kendilerini EhliBeytin(as) taraftarları olarak bilecekler.

EhliBeyt(as) rivayetlerinde, İmam Hasan Askerinin(as) oğlu İmam Mehdi (af)’in ismi, sıfatı ve künyesi zikredilmiştir ve şiiler için aşikar ve apaçık olan bir İmam hakkında nasıl bir ihtilaf ve fikir ayrılığına girilebilinir ki? Kimin sayesinde ve nasıl imtihana gireceğiz peki?

Evet, İmam Mehdi(af)nu bekliyenler arasında gerek şii gerek sünni, Yamani (as) yani İmam Mehdi(af)nun Elçisi ile imtihan edilecektir, taki bazıları biz İmam Mehdi(af)nu bekliyorduk, Yamani(as)’ı değil ve sırf bu yüzden İmam Mehdi (af)’nun zuhur zeminini hazırlamaya ihtiyacımız yok diyecek kadar inkara gidecekler. Şimdi dikkatli bir şekilde aşağıdaki rivayetlere bakalım.

6: Muhtasar-ul Derecat s.180 de şöyle bir rivayet geçmektedir:

İmam Sadık (as), İmam Mehdi (af)nu şöyle anlatmaktadır:“Ey Müfezzel(ravinin ismi), Mehdi şüphe ile zahir olur taki aşikar oluncaya dek ve ismi yükselir ve emri aşikar olur.Onun ismini ve künyesini okuyacaklar, Hak ve Batıl Ehlinin dilinde ismi zikredilir ve çoğalır taki bilginliğinin dellileri tamamlansın zira biz onu sözlerimizde ismini, soyunu ve künyesini belirtmişiz, onun ismi dedesi Hz.Muhammed (saa)’in ismi ve künyesi olduğunu söyledik ki kimse onun ismini ve künyesini ve soyunu tanımadığını söyleyemezsin, Allaha Yemin ederim ki Aşikar olduğunda ismi belli olacak ve herkes ismini dilinde dolaştıracak, düşmanları bile ismini söyleyecekler ki hepsine delil olsun(bahaneleri kalmasın) ve ondan sonra görünücek, dedesinin söylenidiği gibi.Allah-u Teala buyurdu ki “O, öyle birisidir ki kendi Elçisini hidayet eder ve hak olan din ile diğer dinlere galib gelir, müşrikler istemezse bile .”(Tevbe 33.Ayet)

Şüphe ile geleceği anlamı Yamani (as)’ın emridir zira onun emri yoruma açık hadislerdeydi ve kimse o hadislerin gerçek yorumunu bilmediği için kimliği çözümlenmemişti ve kimse de ona tabi olmayanların ne için cehennem ehlinden olacağını bilmiyordu zira sadece EhliBeyt (as)’ın emrinden çıktığında cehennem ehlinden olacağını bilmekteydiler ancak artık herkes bilir ki Yamani (as) emir konusunda EhliBeyt(as) ile aynı dereceye sahiptir zira O da İmam Ali(as) ve Hz.Fatıma(sa)’nın torunudur.O da Ehlibeyttendir(as).

Hatta Yamani (as)ın nerden ortaya çıkcağını bilmiyorlardı çünkü bazı rivayetler doğudan geleceğini söylemektedir ve bazı alimler kendi görüşlerini ortaya koyarak yemende çıkacağını söylemişler, taki İmam Ahmed El Hasan(as) kendisi bu konuyu açıklığa kavuşturdu ve ismi ve künyesi dillerde söylenmeye başlandı.Evet, Yamani(as) Irak-Basrada doğdu, Necefte ortaya çıktığı yerde onunla biat edildi ve Doğudan yani İrandan ayaklanacak İnşallah.

7: İmam Sadık(a.s) Müfezzel’e şöyle buyurdu:“Ey Müfezzel, yükselmekte olanlara dikkat ediniz, Allah’a Yemin ederim ki İmamınız senelerce sizden gizlenecek, taki imtihana gireceksiniz, öyle bir hal alacaksınız ki insanlar ölmüş, helak olmuş ve geri dönüşü olmayan bir memlekete gitmiştir diyecekler, müminler Onun yolunu gözü yaşlı bekliyor olacaklar ve denizlerin dalgasında yenilgiye uğramış bir gemi gibi olacaklar. Zer Aleminde(doğmadan önce ruhun yaratıldığı alem) onunla biat edip ve Allah-u Teala onun imanını kalbinde sımsıkı yaptığı ve Ruhul Kudüs ile teyid alanlar dışında kimse kurtulamayacak ,birbirlerine benzer 12 bayrak ayaklancak ve hak batıldan teşhis edilmeyecektir.” Müfezzel der: Bu arada ben ağlamaya başladım, İmam (a.s) buyurdu:”Ne için ağlıyorsun?”Dedim ki:Kurbanın olayım dedin ya 12 bayrak kalkacak ve hak ile batıl arasında teşhis konulamayacak,O zamanda biz ne yapalım?İmam(a.s), perde ile kapanmış olan bir pencereye bakar ve Müfezzele der ki:“O perdeyi çek.”Ve bunu yaptığında güneş içeriyi aydınlattı ve İmam(a.s) buyurur:”Bu ışık aydın mıdır?”Evet,dedim.Buyurdular:” Allaha Yemin ederim ki bizim Nurumuz bu nurdan daha aydındır.”

Usul Kafi c.1 s.336, Bihar-ul Envar c.51 s.147, Bihar-ul Envar c.52 s.281, Delalit-ul İmama s.291, Gaybet Tusi s.337

Bu hadise göre İmam Mehdinin(a.s) emri bayraklar arasında rahatlıkla farkedebilecek kadar aydındır.Hz.Muhammedin (s.a.v) de daveti de görünücek şekilde aydındı, ancak Hz.Muhammedi(saa) yıllarca bekleyen hrıstiyanlar bu apaçık daveti inkar ettiler ve Hz İsa(as)’ı bekleyen Yahudiler, Hz.İsa(as)’ın davetini mucizelerine rağmen inkar ettiler ve İmam Mehdi (a.s)’nun sünneti Hz.Muhammed(saa )ve kitab sahibi Peygamberlerin sünnetinin aynısı olacağından birçok kişi Onun aziz davetini inkar edecektir.

8: İmam Sadık(a.s) buyurdu:“Allah’a Yemin ederim ki siz cam gibi kırılacaksınız ve cam kırıldıktan sora eritilip tekrar cam haline gelebiliyor,Allah’a Yemin ederim ki siz kil (çamurdan elde edilen kavanoz gibi eşyalar) gibi kırılacaksınız ancak kil kırıldıktan sonra eski haline dönemeyecektir,Allah’a Yemin ederim ki siz sınanacak ve arındırılacaksınız,acı tohum buğdaydan ayrıldığı gibi.”

Bihar-ul Envar c.52 s.101, Gaybet Şeyh Tusi s.340

9: İmam Sadık(as) buyurdu:“Öfkesini sabırla bekleyenin kadehi güzeldir. Doğrusu, büyük ödül büyük imtihanı geçenindir ve Allah imtihan ettiği kavimler dışında başka hiçbir kavimi sevmez.“

Usul-i Kafi c.2 s.109

Yukarıda verdiğimiz hadislere benzer 20 den fazla hadis daha mevcut ancak makale uzamasın diye son altı hadisi dikkatle okumanızı tavsiye ederiz .

1: İmam Sadık(as) buyurdu:“Hz.Musa (as)ın sahabeleri bir nehire ulaştılar ve onunla imtihana girdiler ki bu Allah’ın vaat etiğidir, Allah sizi bir nehire mübtela etmiştir, kim ondan içerse benden değil ve kim ondan içmezse benden dir (Bakara 249) tabiki Kaimin(İmam Mehdi (af)) sahabeleri de buna benzer bir imtihana girecekler.”

Gaybeti Numani s.316, Bihar-ul Envar c.52 s.332

2: İmam Sadık(as)’a, sahabelerinden biri şöyle söyler:Kurbanın olayım Allah’a Yemin ederim ki ben sizi çok seviyorum ve sizin dostlarınızı da seviyorum ey mevlam sizin şiileriniz(taraftarlarınız)artık sayıları çoğaldı.İmam(as) buyurdu: “Adlarını söyleyin.”Dedimki: Çoklar.Ve buyurdular: ”Sayabiliyormusunuz?“Ve sonra buyurdular: ”Eğer onların sayısı 300 küsür olmuşsa sözünüz gerçekleşmiştir. Bizim şiilerimiz öyle kimselerdir ki sesleri kulaklarından aşmaz ve kinleri kendilerinin haddini aşmaz, bizi abartmazlar, bizim dostlarımızla düşman olmazlar,bizi ayıplayanlarla toplanmazlar, bizi kınıyan hadisleri(uydurma hadisleri) rivayet etmezler, düşmanlarımızı dost edinmezler ve dostlarımıza düşmanlık etmezler.”Ravi der: Öyleyse şiilik iddiasında bulunan bu kadar farklı şii ile ne yapacağız? Şöyle buyurdular:”Onların zekaları ve basiretlerini birbirleri ile mukayase edin ve sonra onları imtihan edin zira onlar değişime ve dönüşüme uğrayacaklar, zamanın geçmesi onları fani eder ve kılıçlar onları yenip yorar, ihtilaf şiileri dağıtacaktır, bizim şiilerimiz köpek gibi havlamazlar, ve karga gibi açgözlülük etmezler, kendi elleri ile insanlardan soru sormazlar açlıktan ölseler bile.”Dedim: Sana kurban olayım ben bu sıfatta olan şiileri nasıl bulayım?İmam(as) buyurdu: ”Onları yeryüzünün etrafında arayın onların hayatları kabadır, sürekli evlerini taşırlar, eğer bir yerde bulunurlarsa kimse onların kim olduğunu tanımaz ve eğer gizlenirlerse kimse onları sormaz, eğer hasta olurlarsa kimse onları ziyarete gelmez, evlenmek istediklerinde kimse onlara kız vermez, eğer ölürlerse cenazelerine kimse gitmez, mallarını insanlarla paylaşırlar ve mezarlarında birbirlerini ziyaret ederler, ve hükümlerde fikir ayrılığına düşmezler her ne kadar da şehirleri uzak olsa bile.”

Gaybeti Numani s.203

3: Bir şahıs İmam Bakır(as)’a zuhur vaktinin ne zaman olduğunu sorunca İmam Bakır(as) şöyle cevap verdiler:”Bir semtten gelmesini beklerken başka bir semtten gelirse onu inkar etmeyin .”

El Muacim-ul Mozu’i s.767

4: İmam Sadık(as) buyurur:” Allah-u Teala Ali İmrana vahyetti :Size öyle birisinin müjdesini veriyorum ki ölüleri canladıracak, hastaları şifa verecek ve onu İsrail kabilesinin Resulü yapacak. Sonra Hz.Meryem(sa) dünyaya gelir ve onun kız olduğunu görürler halbuki onlar erkek bekliyorlardı ve Allah-u Teala‘ya bu kız, erkek değil ve kız erkek gibi olmayacak (yani peygamber olamayacak ) Allah-uTeala buyurdu:Dünyaya getirdiğin çocuğun halinden ben haberdarım,Hz.Meryem(sa), Hz.İsa(as)’ı dünyaya getirdiğinde Allah-u Teala’nın Ali İmrana vermiş olduğu müjdeli haber gerçekleşti.Bu şekilde eğer size Emirimizi taşıyan bir erkekten bahsedersek ve onun evladının evladının evladında gerçekleşirse sakın onu inkar etmeyin .”

Bihar-ul Envar c.52 s.119, Usul Kafi c.1 s.535

5: Malik, Ebu Cafer(as)’a şöyle söyledi :Bu emrin sahibini öyle anlattınız ki, halk arasında ona benzeyecek nerdeyse kimse yok .Sonra şöyle buyurdular:”Hayır, Allah’a Yemin ederim ki o kendini ispat etmek için ve kendisine davet edinceye kadar aranızda olmayacak.”

Gaybet Numani s.337

Anladığımız şekilde zuhur edecek kişi bize kendini ispatlayacak delilerle gelecek yani ilk geldiğinde insanlara kendini inandırmaya gerek duyacak.Herkes mucizelerle gelmesini bekler ve geldiğinde herkes farkedecek sanar halbuki zuhur etttiğinde ispatlamaya ihtiyaç duyar taki herkes inanıncaya dek ve daha önce anlattığımız şekilde insanlar için imtihan Yamani(as)dır ve bu imtihanla herkes İmam Mehdiye(af) ulaşacaktır

6 :EbuHamza der ki:İmam Bakır(as)’a sebe 52 Ayeti hakkında sordum: Artık uzak bir yerden iman elde etmek nasıl mümkün olur? ﴾Sebe:52﴿ Diye sordum Şöyle cevap verdiler:”Onlar İmam Mehdi(af)’a ulaşma imkanı olmadıkleri yerden ulaşmayı talebettiler.Halbuki ulaşıla bilinecek başka bir yer vardı” İmkanı olmadıkları yerden ulaşmaya taleb ettiler hakkında soru sorduğumda şöyle açıkladılar: ,Farzların düştüğü zaman ve kıyamet alametleri göründüğü zaman yada yeryüzünün batmasından1 dolayı meydana gelen ölümlerden sonra demektir.”

1(İmam Mehdi(af)’in zuhuru için vaad edilen son alamet)

Mecme-ul Beyan c.8 s.397-398

Yazıda Kullandığımız Kısaltmalar ve Anlamları

(saa): Sallallahu aleyhi ve alihi vesellem

(as):Aleyhis selam

(sa):Selamullahi aleyha

(rh): Rahmetullahi aleyh

(Hz):Hazreti

(af):Eccelallahu Ferecehun

Vel hamdulillahi Rabbil Alemin

 Ve Salallahu ala muhammed va alihi muhammed El eimma vel mehdiyin ve sellim teslimen kesira

 Ve selamun aleyküm ve rahmetüllahi ve berekatü

Ana Sayfa